Almanya'daki bir şirket İstanbul'daki bir ekiple nasıl çalışır?
Almanya'dan bakıldığında İstanbul, aynı iş gününü paylaşabilen yakın bir seçenektir. İstanbul yıl boyunca UTC+3 saatini kullanır; Almanya kışın CET (UTC+1), yazın CEST (UTC+2) saatindedir. Bu yüzden İstanbul kışın 2, yazın 1 saat öndedir. Almanya'da sabah 09:00, İstanbul'da 10:00 ya da 11:00'e denk gelir; günlük kısa toplantılar ve ortak çalışma saatleri iki tarafın mesaisi içinde rahatça planlanır. Ortak saatler, bir sorunun ertesi sabahı beklemeden aynı gün içinde konuşulup karara bağlanabilmesi demektir.
Süreç uzaktan çalışmaya göre kurgulanmıştır. Keşif görüşmesi online ya da yüz yüze yapılabilir, ardından teknik mimari önerisi ve proje planı hazırlanır. Geliştirme iki haftalık sprintlerle ilerler ve her sprint sonunda çalışan bir demo paylaşılır. İlerleme Jira veya Linear panosundan izlenir; haftalık durum toplantısı ve sprint raporu düzenli olarak paylaşılır.
Projede çalışma dili ne olur?
İletişim araçlarımız, proje yönetimimiz ve dokümantasyonumuz Türkçe ve İngilizce yürür. Almanya'daki projelerde ortak dil İngilizcedir: toplantılar, sprint raporları, teknik dokümantasyon ve devir belgeleri İngilizce hazırlanır. Sprint demolarında gösterilen ekranlar ve kabul kriterleri de aynı dilde paylaşılır. Toplantılar online ya da yüz yüze yapılabilir; her iki durumda da dil İngilizcedir. Ürününüzün Almanca bir arayüzü olacaksa çok dilli mimari baştan buna göre kurulur ve Almanca metinlerin nasıl hazırlanacağı proje planında netleştirilir.
GDPR (DSGVO) gereksinimleri yazılıma nasıl yansır?
Almanya'da kişisel veri işleyen her sistem, AB Genel Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR, Almanca kısaltmasıyla DSGVO) tabidir. Pratikte bu, mimari aşamasında cevaplanması gereken somut sorular demektir:
- Hangi kişisel veriler, hangi amaçla toplanıyor?
- Veriler hangi bölgedeki sunucularda tutuluyor?
- Kim hangi veriye erişebiliyor ve erişimler kayıt altında mı?
- Silme ve dışa aktarma talepleri sistemde nasıl karşılanıyor?
Hukuki değerlendirme ve veri işleme sözleşmesi gibi metinler sizin hukuk danışmanınızla netleşir. Bizim işimiz bu kararların kodda, altyapıda ve erişim yetkilerinde doğru uygulanmasıdır. Ekibimizin bulunduğu Türkiye tarafında ise KVKK geçerlidir; iki çerçeveyi birlikte ele alan projelerde deneyimimiz var.
Almanya'da hangi projeyi teslim ettik?
Almanya'daki müşterimiz Tegoly, küresel pazarı hedefleyen bir dijital imza ve iş süreçleri platformu. Sistem çalışıyordu, ancak kullanıcı deneyimini güçlendirecek yeni ekranlara, bazı entegrasyon eksiklerinin kapatılmasına ve arama motorlarında daha fazla görünürlüğe ihtiyaç vardı.
- Yeni ekranlar ve modüller: dijital imza, doküman yönetimi ve entegrasyon modülleri geliştirildi.
- Performans ve güvenlik: Azure üzerinde önbellek mekanizmaları ve optimize edilmiş sunucu yapılandırmalarıyla sayfa yükleme süreleri iyileştirildi, veri koruması MSSQL ve Azure güvenlik katmanlarıyla güçlendirildi.
- SEO: meta açıklamalar, içerik düzenlemeleri ve teknik SEO iyileştirmeleriyle arama motoru görünürlüğü artırıldı.
Projede .NET Core, React, MSSQL, MongoDB ve Azure kullanıldı. Çalışan bir ürünü devralıp geliştirmek, sıfırdan başlamaktan farklı bir disiplin ister: önce teknik analiz ve kod kalitesi denetimi yapılır, riskler ve geliştirme planı yazılı olarak paylaşılır, değişiklikler canlı kullanıcıları etkilemeyecek biçimde planlanır.
Bir dış ekip seçerken Almanya'daki şirketler neye bakmalı?
Bu kararı yalnızca maliyet üzerinden vermek eksik kalır. Değerlendirmeniz gereken asıl konular ortak çalışma saatleri, iletişim dili, veri koruma çerçevesine hâkimiyet ve teslimden sonra kodun kimde kaldığıdır. Bizde proje teslimiyle birlikte kaynak kodun tam mülkiyeti size geçer ve bu devir sözleşmede açıkça yazılıdır. Sabit fiyatlı proje ile zaman-materyal modeli arasında seçim yapabilirsiniz; fiyat, keşif görüşmesinden sonra kapsamınıza göre yazılı teklif olarak iletilir. Lansmandan sonraki 30 gün destek de teklife dahildir.